27 Kasım 2010 Cumartesi

"Katile katil deriz"

Irak'ta üvey evlat muamelesi görürken Lübnan ziyaretinde her nedense aklına geliveren Türkmen kardeşlerimize yaptığı konuşmada başbakan, "Biz katile katil deriz" diyerek yeni ve yine bir "vanmünüt" şov sergiledi. Amacım başbakanı alkışlayan kardeşlerimizi kınamak değil bazı gerçekleri her konunun uzmanı, insanların her şeyi unuttuğunu sanan ve ekranları kaplayan bazı "liberal aydın, köşe yazarları"nın gözüne gözüne sokmak...
Peki, başbakan "sözde", katile katil diyor da gerçekte eylemleriyle ne diyor?
İlk aklıma gelen Suriye sınırında mayınlı arazilerimizin İsrail'e kırk dokuz yıllığına kiraya verilmesi. "Milletin hizmetinde" olduğunu her fırsatta söyleyen başbakanın, arazileri millet yerine yine başbakan tarafından "katil" dediklerinin hizmetine verilmek istenmesi. CHP muhalefeti olmasaydı stratejik önemdeki araziler, mayın temizleme bahanesiyle "katil"lerin kontrolünde olmayacak mıydı? Peki! Davos'ta "katil”e "vanmünüt" diye çıkışıp Türkiye'de "son padişah" diye karşılandıktan, tüm müslüman dünyasında hayranlık yarattıktan sonra o "katil"in, OECD ülkeleri arasına katılmasına onay verilmesiyle "katiller"in bayram yapmasına neden olunmasına ne demeli? Ya, "katil"e bir ders vermek amacıyla(!) gemilerce insanın yardım konvoyu adıyla nasıl ,hangi görüşmeler sonucu gönderildiği belirsizliğini koruyan yolculuğun Türk gemisinde dokuz insanımızın ölümüyle sonuçlanması, şehit cenazelerinde ağlayan, tepki gösterenleri "yaygarayı görüyorsunuz değil mi" düşüncesinden bir anda sıyrılınıp cenazelerin, ağlayarak uçaklarda karşılanmasının ardından çok geçmeden "katil"i korumak için bir ABD projesiyken NATO projesine dönüştürülen füze savunma sisteminin kabul edilmesi! "Katil"le olan bireysel, kurumsal ticari ilişkilerin nasıl da katlandığını yazmak sayfalar alacağından sadece limanların ve Telekom'un neden "katiller"e satıldığını sormak bile yeterli olacak...
"Katil" bir değil ki!.. Bir de bunun ikiz kardeşi var... Hem de tek yumurta ikizi. Okyanus ötesi de deniyor. Hani başbakanın BOP ortağı ya da GOP ortağı olduğunu gururla söylediği kardeş. Son hali model ortaklıktı galiba...
Bir şeyi bir kerede bir defada söyleyin yahu! (Ofer:Tanımıyorum... Görüşmüş olabilirim... Görüştüm ne var? Ülkemi pazarlamakla mükellefim... Kürt açılımı, demokratik açılım, milli birlik projesi.)
"Katil"in tek yumurta ikiziyle ortaklığın başlarında ikiz kardeşin okyanus ötesinde olanı, Irak'ta milyonlarca müslümanın üzerine bomba yağdırırken, kadınlar tecavüze uğrarken evlerine sağ salim dönebilmeleri için dua ediliyordu. Sadece dua edilmekle kalınmıyor 1 Mart'ta TBMM'de yine CHP'nin unutulmayacak çabasıyla okyanus ötesi adlı kardeşin askerlerinin Türkiye'ye girişinin engellenmesi mahcubiyetini duyanlar, İncirlik'ten ve sınırlardan her türlü lojistik desteği sağlamak için çabaladılar. Kullanılan yakıtın vergisinin sıfırlandırılmasına kadar...
Katil demişken, Üçokların, Mumcuların, Kışlalıların, Bitlis Paşaların ve daha nicelerinin gerçek(!) katillerine ne zaman katil diyebileceğiz?
Bunu diyebilmemiz için gerçek katillerin ortaya çıkarılması gerekiyor tabi. Her konuda mangalda kül bırakmayan iktidarımız(!) bu konuda pek cesur davranmadı nedense... CHP tarafından Nisan 2010'da faili meçhul cinayetleri araştırma komisyonu için verilen önerge AKP tarafından reddedildiği için kendi katillerimize katil diyemiyoruz.
Biz de katile katil deriz ama, katil gibi de muamele ederiz! Gizlice yardım ve yataklık yapmayız !..
Varsa(!) katillere yardım ve yataklık yapanlara, koruyanlara da bizde yine katil denir. Olmadı vatan haini! Sizde ne denir?