31 Ağustos 2011 Çarşamba

Bayram gelmiş neyime!

Malumunuz Ramazan Bayramı ve 30 Ağustos Ulusal Zafer Bayramı aynı güne denk geldi. Dini bayramımızı ve milli bayramımızı gururla birlikte kutlamak isterdim. Tüm tanıdıklarımın Ramazan Bayramını kutladım kutlamasına da Zafer Bayramımız kutlu olsun diyemedim. Kimseye de kutlama mesajı yollayamadım...

Nasıl yollayayım ki? Kanla, canla çizilmiş ülkemizin ordusu, komplolarla, düzme delillerle, kim oldukları belirsiz sözde gizli tanıklarla, özel mahkemelerde yargılanıyor, ve neyle suçlandıklarını bilmeden yatıyorlar. Terörle müzakere yapılırken, terörle gerçekten mücadele etmiş subay ve generallerin tutuklanmalarına en çok kimler seviniyordur?

Bu tutuklamalar sanki "yüz yılın davası", sanki yüz yılın intikamı, yüz yılın karın ağrısı. Ülkemiz üzerine kurgulanan oyunların tek ve en güçlü engeli görülen TSK' nın, tam bağımsızlık, ulusal bütünlük diyen Atatürk ordusunun  "lağvedilmesi" sanki. Başarıldı mı sanki..?

Bu gün, Zafer Bayramı kutlamalarını ilk defa Başkomutan Gül kabul etti. İyi de kutlamalarda mı başkomutanı göreceğiz sadece? Sadece kutlama başkomutanı mı olacak sayın Gül? Her cepheden saldırı yapılan, toplum nezdinde güvenilirliği düşürülen hatta tamamen "lağvedilen" ordunun komutanı, tüm bunları  görmezden gelir, ses çıkarmazsa başta o komutanın güvenilirliği olur mu?

Başta çuval, göğüste taşınan kızıl haç nişanı olduğu sürece Türk Ordusunun komutanı nasıl olunur?  Olunursa, o ordu özgür Türkiye' nin özgür ordusu olur mu?  Bu durumda  Zafer bayramını nasıl kutlayabilirim? Kutlayamadım işte...! Canını vermiş özgür askerlerinin, özgür ülkenin bayramıydı Zafer!

Dostlarım! medyası, sivili, ordusu savaşmadan  işgal edilmiş bir ülkede Zafer Bayramını kutlayamadım.

Ramazan Bayramınız kutlu olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder