21 Aralık 2011 Çarşamba

Fransız kalmak!

Fransız kalmak, Fransız olmak... Bize özgü bir değim sadece. Bir olaya yabancı kalmak, bilmemek demek. Sıkça kullandığımız bu değimin muhatabı gerçekte bizleriz sanki. Neden mi?

1. Dünya savaşı yıllarında Osmanlı'yı bölme oyunlarının bir parçasıydı Ermeni meselesi. Tüm imparatorluklarda hatta ülkelerin dağılmasında olduğu gibi Osmanlı'da parçalanırken, yeni ülke kurulurken dramlar, acılar yaşandı. Ancak gerçeklere  saf dramlar üzerinden ulaşılabilir mi? Bu güne kadar Dünyada olduğu gibi Türkiye' de de liberaller tarafından meseleye yaşanan acılar üzerinden bakıldı, tartışıldı. Hem de tek taraflı olarak. Dönem koşullarında, Ermenilerin yaşadığı insani dramlar ön plana çıkarılırken Türkler hiç bir şey yaşamamış gibi davranıldı. 

Başbakan ile Baykal' ın uluslararası ortak bir tarih komisyonu kurulmasını istemesi dışında ülke olarak hiç bir şey yapılmadı. Şimdi ateş bacayı sarmış herkes bir şeyler söylemekte. Fransa soykırım iddialarını suç sayan yasayı onaylarsa vahim sonuçları olurmuş, Fransa bu hataya düşmemeliymiş... Nasıl yani? Daha önce Fransa sözde soykırımı kabul eden yasayı onayladığında ne olmuştu?

Oysa uluslararası tarih komisyonu kurulmasını istediğimiz günden beri, muhatap ülkeler tarafından kabul görmemesine karşın bunu kendimiz yapabilirdik. Dünyaca saygın tarihçileri davet edip Türk tarihçilerle ortak bir çalışma yürütebilirdik.  O dönem gerçekte ne olmuş, sebep-sonuç ilişkileri, konuya dahil olan ülkeler, Ermenistan' ın ilk Başbakanı Kaçaznuni' nin sözleri derlenip toparlanarak geniş bir hukuki boyutta eklenerek detaylı bir dosya hazırlanabilir, tüm dünyaya sunulabilirdi.

Şimdi yumurta kapıya dayanmış, herkeste bir telâş. TÜSİAD üyeleri Fransa' daymış, Gül Sarkozy' i aramış, Sarkozy telefona çıkmamış, Mecliste ortak deklarasyon yayınlanmış (daha öncede yapılmıştı), vs... Ortalık toz duman.

Fransa istikrarlı bir şekilde bu konuyu her seferinde ileri bir adıma taşıyor. Bizde her seferinde istikrarlı bir şekilde ortak deklarasyon yayınlıyoruz.

Perşembenin gelişini Çarşambadan bilmeyen kaldı mı? Asıl hedef 2015, 100. yıl!

İstikrarlı bir şekilde Fransız kalmaya devam!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder