Ağustosta ForeıgnPolicy dergisinde Robert Haddik imzalı bir analiz çıkmıştı.Analizde Haddik,ABD siyasetindeki şahinlerin önde gelen isimlerinden Maccain'in Suriyedeki savaşın hızlandırılmasını ABD müdahelesi için savunduğunu yazarak bunun üzerine yorum yapıyor. Kendiside bu fikri savunuyor. ABD yönetimide bu fikri savunuyor olmalıki Eylül başında Türkiye'ye çuvalcı CIA başkanı Petreus'u gönderdi. O ziyaretten sonrada Türkiye'nin muhaliflerden 2 tugayın direk kontrolünü ele aldığını okuduk dış kaynaklarda. Debka'nın yazdığına görede Petreus'a Türkiye'de görüştüğü kişiler, Suriye'de savaşın nasıl hızlandırılacağını anlatmış. Petreus bizden sonra acilen İsraile gitmişti hatırlayacaksınız.
Foreign Policy analisti Haddik, Suriye savaşını sünni müttefikleriyle düzensiz savaş becerisinin gelişmesi, gelecekte ihtiyaçları olacak başka vekalet savaşları için bir eğitim olarak görüyor. Savaşın İran'la rekabette, Basra'nın batısında devam eden sadece bir ön cephe olduğunu, ABD ve Sünni müttefiklerin özel birliklerinin düzensiz savaş beceri alışverişi, eğitim, kaynak paylaşımı, birlikte çalışma usullerini belirlemek için bir fırsat olduğunu söylüyor. Böylesi saha deneyimleri gelecekteki yükümlülükler! için son derece faydalıymış.
Son olarak Haddik, ABD-Müttefik birliklerinin amacı Esad'ı devirip ABD-körfez ülkelerinin çıkarına dost bir hükümetin kurulmasını sağlamak olacak diyerek bitiriyor analizini.
Suriye'deki operayonlardan, iç savaştan, birlikte çalışmaktan bahsederken Sünni müttefikler diyen Haddik, Esad rejiminin yıkılmasından sonra çıkar sahibi olacak ülkeler için ABD-Körfez ülkeleri demesi dikkatimi çekti. Başta Sünni müttefikler derken sonunda neden Sünni müttefikler demiyor?
İsrail dememek için körfez ülkeleri kelimesini kullanmış olabilir mi? Malum bölgede herşey, herkes konuşulurken kimse İsrail'den bahsetmiyor. Koca koca analistler,bölge uzmanları böyle bir ülke yokmuş, hiç bir şeye karışmıyormuş gibi davranıyor bariz bir şekilde. Asıl çıkarı olan ve olayların müsebbibi ülkeyi gizlemek için olabilir mi?
Herşey söylenebilir ancak görünen o ki, Suriye'deki savaş bir müdaheleyi zorunlu ve haklı kılabilmek için bilinçli olarak yükseltiliyor. Başka vekalet savaşları için sahada eğitimi amaçlayan bir adımıda barındıran kirli savaş!
Foreign Policy analisti Haddik, Suriye savaşını sünni müttefikleriyle düzensiz savaş becerisinin gelişmesi, gelecekte ihtiyaçları olacak başka vekalet savaşları için bir eğitim olarak görüyor. Savaşın İran'la rekabette, Basra'nın batısında devam eden sadece bir ön cephe olduğunu, ABD ve Sünni müttefiklerin özel birliklerinin düzensiz savaş beceri alışverişi, eğitim, kaynak paylaşımı, birlikte çalışma usullerini belirlemek için bir fırsat olduğunu söylüyor. Böylesi saha deneyimleri gelecekteki yükümlülükler! için son derece faydalıymış.
Son olarak Haddik, ABD-Müttefik birliklerinin amacı Esad'ı devirip ABD-körfez ülkelerinin çıkarına dost bir hükümetin kurulmasını sağlamak olacak diyerek bitiriyor analizini.
Suriye'deki operayonlardan, iç savaştan, birlikte çalışmaktan bahsederken Sünni müttefikler diyen Haddik, Esad rejiminin yıkılmasından sonra çıkar sahibi olacak ülkeler için ABD-Körfez ülkeleri demesi dikkatimi çekti. Başta Sünni müttefikler derken sonunda neden Sünni müttefikler demiyor?
İsrail dememek için körfez ülkeleri kelimesini kullanmış olabilir mi? Malum bölgede herşey, herkes konuşulurken kimse İsrail'den bahsetmiyor. Koca koca analistler,bölge uzmanları böyle bir ülke yokmuş, hiç bir şeye karışmıyormuş gibi davranıyor bariz bir şekilde. Asıl çıkarı olan ve olayların müsebbibi ülkeyi gizlemek için olabilir mi?
Herşey söylenebilir ancak görünen o ki, Suriye'deki savaş bir müdaheleyi zorunlu ve haklı kılabilmek için bilinçli olarak yükseltiliyor. Başka vekalet savaşları için sahada eğitimi amaçlayan bir adımıda barındıran kirli savaş!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder