11 Kasım 2012 Pazar

İp atmacılık!

Başbakan ve partisi sürekli idam cezasının üçlü koalisyon tarafından kaldırıldığını söyleye geldi bu güne. Bu yanlış algılatmanın düzeltilememesi sonucu meydanlarda rahatça ip atma oyunu oynanabildi.

Bu günde tekrar idam cezası gündeme getirilerek siyasi çıkar elde edilmeye çalışılıyor. Ancak önce bir şeyi düzeltelim. Sonra kim kime ip atarsa atsın...
 
İstanbul Barosu’nun hazırladığı “Türkiye’de ölüm cezasının kaldrılma süreci ve AB’nin sürece katkısı” isimli raporda;
03.10. 2001 yılında 4709 sayılı kanunla Anayasa’da yapılan düzenlemeyle “savaş, savaş tehdidi ve terör suçları” halleri dışında ölüm cezası verilemeyeceği öngörülmüştür. Türkiye, 2003 yılında (AKP) ise “savaş zamanı, yakın savaş tehdidi” dışında ölüm cezasını kaldıran AİHM 6. No.lu protokolü imzaladı (AB 2003te ölüm cezasının her koşulda kaldırılmasına ilişkin 13 No.lu protokolü yürürlüğe koymuştur.)
 
2004 yılında, 5170 sayılı kanunla ölüm cezası ve ilişkili ifadeler Anayasa’dan tümden çıkarılmıştır. İlgili meclis tutanağı; http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5218.html
2004’de AKP iktidarının imzaladığı “ölüm cezasının her koşulda kaldırılmasına” ilişkin 13 No.lu AİHM protokolünün onaylanması işlemleri 2006’da tamamlanmış ve yürürlüğe konmuştur. Bu konuyla ilgili Wikipedia’ da özetle idam cezası, 2002’de “savaş, çok yakın savaş tehdidi, terör suçları” halleri dışındaki suçlar, 2006’ da tüm suçlardan kaldırılmıştır denmektedir. http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye'de_idam_cezas%C4%B1
Anladışılan o ki; 2003 öncesi “savaş ve terör suçları” kapsam dışında bırakılan idam cezası, terör sona erince tamamen kaldırılması düşünülmüş ama o zamana kadar bir koz olarak tutulmak istenmiş. Bu kozun o dönemler işe yaradığı, İmra’lı görüşmelerinin “bana şans verilsin, bir yıl içinde bu işi bitiririm, silahları bıraktırırım” gibi tedirgin açıklamalarından anlaşılıyor. İmralı mahkemesinin AİHM’e taşınması, koalisyon iktidarının yıkılması, AKP’nin iktidar olması, AB ve idamın tümden kaldırılması süreciyle İmralı ve PKK’ya karşı kullanılması düşünülen koz! ortadan kalkmış. Sonrası; ABD’nin Irak işgalinin duruma yeni ve farklı bir boyut eklemesi, AKP iktidarın işgalde aldığı tutum, müzakere, İmralı’ nın cesaretlenerek “durumum düzeltilmezse topyekun savaş çıkar” gibi tehditkâr açıklamaları, terörün tekrar azma sürecine girişi... son olarakda Suriye politikası elbette. Geldiğimiz nokta İmralı’nın serbestisi, özerk bir yönetim talebi...
AKP iktidarı ile birlikte AB sürecine girilmesi pek çok şeyde olduğu gibi, idamında adım adım hissettirilmeden tüm suçlardan! kaldırılmasına sebep olmuştur. Mecliste bunun adımları atılırken medya önceleri Irak’ın işgaline odaklanmış sonrasında bilinçli olarak sabah akşam “AB’ye girdik, gireceğiz” rüyaları gördürmüştür herkese.
Yine uygulanmamak kaydıyla" terör ve savaş suçları” için idam cezası kalmış olsa ve bir koz olarak tutulmaya devam edilseydi, AB süreci, Irak işgali, terörle müzakere, Suriye siyaseti farklı yönetilseydi bu gün hangi noktada olabileceğimiz konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli, sorgulanmalı, tartışılmalı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder