12 Ekim 2012 Cuma

ODATV-11.11.2012-Sünni müttefiklerin vekâlet savaşı

Ağustosta ForeıgnPolicy dergisinde Robert Haddik imzalı bir analiz çıkmıştı.Analizde Haddik,ABD siyasetindeki şahinlerin önde gelen isimlerinden Maccain'in Suriyedeki savaşın hızlandırılmasını ABD müdahelesi için savunduğunu yazarak bunun üzerine yorum yapıyor. Kendiside bu fikri savunuyor. ABD yönetimide bu fikri savunuyor olmalıki Eylül başında Türkiye'ye çuvalcı CIA başkanı Petreus'u gönderdi. O ziyaretten sonrada Türkiye'nin muhaliflerden 2 tugayın direk kontrolünü ele aldığını okuduk dış kaynaklarda. Debka'nın yazdığına görede Petreus'a Türkiye'de görüştüğü kişiler, Suriye'de savaşın nasıl hızlandırılacağını anlatmış. Petreus bizden sonra acilen İsraile gitmişti hatırlayacaksınız.

Foreign Policy analisti Haddik, Suriye savaşını sünni müttefikleriyle düzensiz savaş becerisinin gelişmesi, gelecekte ihtiyaçları olacak başka vekalet savaşları için bir eğitim olarak görüyor. Savaşın İran'la rekabette, Basra'nın batısında devam eden sadece bir ön cephe olduğunu, ABD ve Sünni müttefiklerin özel birliklerinin düzensiz savaş beceri alışverişi, eğitim, kaynak paylaşımı, birlikte çalışma usullerini belirlemek için bir fırsat olduğunu söylüyor. Böylesi saha deneyimleri gelecekteki yükümlülükler! için son derece faydalıymış.

Son olarak Haddik, ABD-Müttefik birliklerinin amacı Esad'ı devirip ABD-körfez ülkelerinin çıkarına dost bir hükümetin kurulmasını sağlamak olacak diyerek bitiriyor analizini.

Suriye'deki operayonlardan, iç savaştan, birlikte çalışmaktan bahsederken Sünni müttefikler diyen Haddik, Esad rejiminin yıkılmasından sonra çıkar sahibi olacak ülkeler için ABD-Körfez ülkeleri demesi dikkatimi çekti. Başta Sünni müttefikler derken sonunda neden Sünni müttefikler demiyor?

İsrail dememek için körfez ülkeleri kelimesini kullanmış olabilir mi? Malum bölgede herşey, herkes konuşulurken kimse İsrail'den bahsetmiyor. Koca koca analistler,bölge uzmanları böyle bir ülke yokmuş, hiç bir şeye karışmıyormuş gibi davranıyor bariz bir şekilde. Asıl çıkarı olan ve olayların müsebbibi ülkeyi gizlemek için olabilir mi?

Herşey söylenebilir ancak görünen o ki, Suriye'deki savaş bir müdaheleyi zorunlu ve haklı kılabilmek için bilinçli olarak yükseltiliyor. Başka vekalet savaşları için sahada eğitimi amaçlayan bir adımıda barındıran kirli savaş!

10 Ekim 2012 Çarşamba

Gazze fatihlerinin bölge politikaları

AKP'nin bir taraftan 2005’te başlayan Oslo görüşmeleriyle, diğer taraftan Filistin davasına sözde sahip çıkar sözleriyle güçlenerek üç dönem iktidar olarak BOP eşbaşkanlığını yürüttüğü ortadadır. Oslo görüşmelerinin bilinmedik tarafı kalmadığı için bu konuya girmeyeceğim ancak Filistin davasının sözde bayraktarlığını yapar tavrı ile izlediği siyaset birbirine tam zıttır. Bunu anlamak için Wikileaks Telaviv kriptolarına bakmak yeterli.
Yayınlanan Telaviv kriptolarının çoğunluğunu;

1-Mısır’ın tünellerden Gazze’ye giden yardımı kesmemesi, ki baharla yıkılan Mübarek’in yerine getirilen Mursi tünelleri kapatmış Filistinlilerden tepki almıştır.
2-Suriye-Esad’ın İran’la bağlarını koparmaması,
3-Suriye-Esad’ın İran bağlantılı olarak ,Lübnan’dan İsrail’in güvenliğini tehdit eden Hizbullah’a silah yardımını kesmemesi oluşturmaktadır.
İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in Bush’un savaş politikalarının sıkı destekçisi olan senetör Maccain’a İsrail’in güvenliği için Irak savaşından dolayı teşekkür ettiği,Suriye konusunda akıllı ve dikkatli hareket etmeleri gerektiği kripto http://wikileaks.org/cable/2008/04/08TELAVIV762.html ile Abdüllatif Şener’in başbakanın bakanlar kurulu toplantısında Hamas lideri Meşal’in İsrail’in isteği üzerine Türkiye’ye çağrıldığını söylediğini açıklaması sonrasında Hamas’ın Şam’dan çıkması fotoğrafın parçaları olsa gerek.Ya Suriye sınırımızın mayın temizleme bahanesiyle İsrail'e verilmek istenmesi nasıl açıklanabilir?

Davutoğlu'nun Esad sonrası lider olarak bir başka Baasçı Faruk Şara’yı aday göstermesi sorunun rejim değil, Esad ve ne olduğu açıklanmayan atılmayan demokratik! adımlar olduğunuda dösteriyor zaten...

“Kardeşim Esad” tan düşman Esad noktasına nasıl ve neden geldiğimizin ortaya çıkarılması için israil-Suriye barış görüşmelerinin, tarafların ne istediğinin,görüşmelerin neden koptuğunun, kardeşim Esad döneminde iktidarın Esad'a hangi mesajları götürdüğünün sorgulanması ve İktidar tarafından açıklanması gerekmektedir.

Ancak bu soruların cevabı Suriye savaşının kimler adına; “Vanmünüt”( seçim öncesi içe dönük prestij) ve Mavi Marmara’da dökülen 9 vatandaşımızın(İslam dünyasına dönük prestij) kanı üzerinden vekaleten yürütüldüğünün ortaya çıkmasını sağlayacaktır.