7 Aralık 2012 Cuma

Gazze savaşında gizli ittifak mı var?

İsrail'in düzenlediği bir suikastla Hamas’ın askeri komutanı Tahran yanlısı, İran’ın Gazze’deki en nüfuzlu adamı Ahmed Caberi' nin öldürülmesinden sonra Hamas, "İsrail cehennemin kapılarını açtı" demiş ve bildiğimiz o sekiz günlük savaşın sonucunda Mısır'ın garantörlüğünde ateşkes sağlanmıştı.

Ateşkes şartlarına ve Türkiye'nin rolüne dönük pek çok şey söylendi, yazıldı. Dışişleri bakanı Davutoğlu'nun Gazze'de ağlaması hâlâ akıllardadır...

28 Kasım'da derin haber sitesi Debka savaşa dair çıkan haber analizde kafa karıştıran çok farklı şeyler yazdı. Analizde sekiz gün süren İsrail-Hamas savaşının bir vitrin olduğunu, arkasında CIA' nın yakın temasında en az üç istihbarat servisinin (MOSSAD yöneticisi Tamir Pardo, MİT Başkanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı Şeyh Casim el Sani)  bulunduğu bir darbe planının parçası olduğunu yazıyor.
Çıkan habere göre amaç, İran ile Hamas' ın askeri bağlarını kesmek. Bunun için İsrail Füze saldırılarıyla provake edilmiş.

Hamas' ın İran bağlantılarına dönük darbe planı, Obama yönetiminin Arap Baharını Amerikanın istediği şekilde yönlendirecek planın parçasıymış ve ortaklarıda Mısır Cumhurbaşkanı Mursi, Başbakan Erdoğan, İsrail Başbakanı Netenyahu imiş.

İsrail'le siyasi kriz yaşarken varsa böyle bir ortaklık çok düşündürücü olsa gerek!

Debka' nın analiz haberinde Hamas' ın Filistin' de en popüler grup olduğu bu yüzden Filistin Yönetimi Başkanı Abbas'ın altı yıldır seçimleri yapamadığıda yazıyor.

BM'de gözlemci statüsü verilmesini bir zafer olarak görülmesiyle, Mahmud Abbas' ın Filistin' de bir kahraman gibi karşılanmasından sonra baskın bir seçim yapılır mı bilinmez...

Ateşkesin garantörü olan Mısır' la ABD, İran'ın Sina yoluyla Gazze'ye silah sokmasına karşı birlikte çalışacaklarmış. Bu durum, başka kaynaklara İran'dan Gazze'ye giden silahları engellemek için Mısır' ın ABD operasyonel birliklerinin Sina Yarımadası'na girmesine izin verdiği şeklinde yansıdı.

Mısır' ı ateşkesin garantörü yapan, öne çıkmasına sebep olan faktör bu olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan...

Haber analiz, Obama' nın sonraki durağının Suriye olduğunu Gazze'deki  ittifakın! bakışlarını Suriye'ye çevirdiğini söyleyerek bitiyor.

Kaynak belirtilmeden yazılan analiz doğru mudur, yanlış mıdır, abartılı mı, eksik midir bilinmez. Ancak bilinen bir şey varki, oda İsrail Gazze'ye saldırırken MİT başkanı Fidan'ın MOSSAD şefi Pardo ile görüştüğünün ortaya çıkmasına Başbakan, MOSSAD'la ilişkilerin hiç bir zaman kesilmediğini söylemişti.

5 Aralık 2012 Çarşamba

ElKaide' nin elinde kimyasal

Kısa bir süreden beri Esad rejiminin halka karşı kimyasal silah kullanabileceği (Sarin gazı) söylentisi yayılıyor ve bunun üzerinden panik yaratılarak ABD-İsrail-Ürdün’ le ortak çalışma yürütüldüğü biliniyordu. Durum bu kadar ciddiyse önlem amaçlı özellikle Suriye sınırında yaşayan halka maske dağıtılması gerekmez miydi diye düşünmeden edemiyor insan!

İsrail' in  bunu çok önce yaptığını belirtelim...


Çelişkiler, sorular ve sorunlarla dolu bir yola hızlı bir şekilde sürükleniyor gibiyiz.

Birileri! bir miktarcık kimyasalı kullanmak üzere muhaliflerin eline verirse göz kırpmadan kafa kesenler kutsal amaç! uğruna kullanmaz mı? Kullanırsa sonucu ne olur?
 
Esad rejiminin halkına kimyasal silah kullanabileceği argümanları yükseltilirken, rejime karşı savaşan etkili guruplardan olan El Kaide' nin propaganda amaçlı çektiği bir video 5 Aralık' ta Youtube' a düştü. Suriye' nin geleceği konusundaki kafa karışıklığının, kaygıların ve tehlikenin hiç yersiz olmadığının kanıtı gibiydi.
 
Videoda Elkai'denin elinde kimyasal silah olduğu, kobay olarak kullanılan tavşanların üzerinde deneylenerek gösteriliyor. Cam faunusa kapatılana iki tavşana gaz veriliyor, tavşanlar kısa sürede ölüyor. Görüntülerin üzerinde marşlar, tehtid içerikli sözler...
 
En dikkat çeken nokta üzerlerinde Türk malı olduğunu gösterir etiketlerin bulunduğu kimyasal malzeme kutularının gösterilmesi  http://www.youtube.com/verify_age?next_url=/watch%3Fv%3DLgvFldapnGI
Teröristler Türk malı kimyasalları nasıl ele geçirmiş olabilirler? Çaldılar mı, satın mı aldılar? Ya da nereden buldukları belli olmayan kimyasal kutularının üzerine özellikle ve sonradan mı Türk şirketi etiketleri yapıştırıldı ve neden özellikle Türk malı olduğu gözlere sokuluyor?

Oyun içinde oyun hatta oyunlar olabilir...
Suriye’de kullanılarak rejim yaptı yada Türkiye’ye karşı kullanılarak yine rejim yaptı denip bir müdahelenin kısa sürede önü açılmak mı isteniyor?

Türkiye eliyle Suriye’de kimyasal silah kullanıldı şeklinde karşı bir atakda olabilir mi? 
Her halukârda kim tarafında hangi şekilde yapılırsa yapılsın kimyasal maddelerin Türk yapımı olduğu iması bir tehlike öncesi özellikle gözler önüne seriliyorsa Türkiye adına çok vahim bir durumdur.

 

4 Aralık 2012 Salı

"Aşırılık yaparsanız karşı aşırılıkla mukabele görürsünüz"

"Camiden çıkan, ibadetini yapmış, ibadet neşvesi içindeki insanları, mukaddeslerine dil uzattığınızda tahrik etmiş olursunuz. Bu avam halk o anda dengesini yitirebilir. Hissi aklın, mantığın önünde olan insanlar otel de yakabilir mahalle de yakabilir. Türkiye'de de çeşitli adlar altında bir kesime böyle baskı yapıldıkça, bu baskılar tabiatıyla tepki doğurur, karşı hareketlere yol açar. Reaksiyonda denge aramak doğru değildir. Siz bir aşırılık yaparsanız, karşı bir aşırılıkla mukabele görürsünüz".

Sivas' taki katliamla ilgili yukarıdaki cümleleri 1998' de Le Monde verdiği röportajda söylüyor Fettullah Gülen. Dindarların mukeddeslerine dil uzatıldığı için yakma eyleminin bir tepki olduğunu, yapılan baskının tepkiyle karşılanışının doğal sonucu olduğunu düşünüyor http://tr.fgulen.com/content/view/7895/15/

Üzüntü yok, acı paylaşmak yok, dil ucuylada olsa taziye yok...

Duymadım... Duyanda var mı bilmiyorum dil ucuylada olsa bir taziye. Sözlerinde üzüntü kırıntısı olmadığı gibi siz bir aşırılık yaparsanız karşı bir aşırılıkla karşılaşırsınız sözleride bir tehtidi içermiyor mu?

Diyaloğu, hoşgörüyü tüm dünyaya yaydığı, bu manada tüm milletler ve dinlerle diyaloğu savunduğu, onları anlamaya çalıştığı, herkesi hoş görülü olmaya çağırdığı söylenen, neredeyse tüm hristiyan ülkeleri tarafından kendisine methiyeler düzülen zatı muhteremin, sebep ne olursa olsun kendi ülkesinde yakılan insanları değilde yakanları hoş görür sözleri çok düşündürücü olsa gerek.

Hoşgörünün! dinlerarası diyalog düşüncesinin yaygın, hatta iktidarda olduğu konjenktürde! Cumhurbaşkanı Gül DDK' ya Sivas katliamını soruşturması için emir veriyor. Dava zaman aşımına uğradıktan sonra...

Azımsanmayacak bir kesimin kaygısı, bu soruştumanında siyasi malzeme yapılıp Ergenekon sepetine atılarak bazı çevrelerin aklanması yönünde!

Kaygılı kesim çok mu haksız?