Ben bu davanım savcısıyım diye başlayan süreçte neler olmadı, neler denmedi ki? Çetelerle, darbecilerle uğraşıyoruzdan tutun da medya, basın eliyle terörist oldukları Türkiye'de ne kadar işlenmiş faili meçhul cinayet, suikast varsa onların yaptıkları...
Yapılan bunca hukuksuzluklar, "sehvenler", sahte belgeler? Olsundu yüzyılın davasıydı, kurunun yanında yaş da yanabilirdi. Amaç önemliydi,amaç ulvi idi!
Amaç öylesine ulviydi ki! Balyoz davasından tutuklanan, doktor raporları hiçe sayılan Ergun Saygun, diğer pek çok ağır hasta tutuklu gibi hastaneye sevk edilmemişti.Sonunda acilen hastaneye kaldırılarak ameliyat edilmek zorunda kalındı.
Ameliyat ertesi Saygun'u ziyaretinde elini tutarak geçmiş olsun diyen Başbakan, bu ziyaretin sebebinin tamamen "insani" olduğunu söyledi.Pek çok kişi şaşırdı buna ama "insani" sebepleydi. Amaç yine ulviydi!
İnsani sebebin ulviliğinden şüphe yok da, On yıllık süreçte Babakan'ın "insani duyguları" bile bir sebebi olmadan göstermediğini bir ülkücünün idam öncesi yazdığı mektubu okurken ağlamasıyla öğrendik.Mektubun okunması referandum öncesiydi!
Saygun'un insani sebeplerle ziyaretinin hemen ardından malum basın medya bunun üzerinde durmakta gecikmedi. Yine yazarlar, hukukçular, davalarda canı yananlar tartıştılar.
Başbakan doğru yapmıştı...insani gerekçelerle yapılan ziyaret mesaj da içeriyordu... Kim olursa olsun sağlık koşulları hapiste durmasına el vermeyen herkes tahliye edilmeliydi...Eşit olmalıydı herkes...
Tartışmalar bu davalarda en çok canı yanmış kesimin yakınları üzerinden yürütülüyor, "kim olursa olsun bu eşitçe uygulanmalı" sözleri onlara ettiriliyor.
Başkanlık ve Anayasa dışında, Öcalan'ın daha önceden sürekli önünün açılmasını istemesi,son olarak Karayılan'ın "Apo’yu özgürleştirmeyi esas almayan hiçbir proje başarılı olamaz" sözleri birlikte değerlendirildiğinde masada Öcalan'ın aşamalı olarak serbestisinin de konuşuluyor olduğu anlaşılıyor.
Gerçekten Öcalan'ın aşamalı olarak serbestisi düşünülüyorsa, bunun için sağlık sebepleri dolayısıyla cezaevinde kalamayacağı raporunun verilmesi bu şartlarda zor olmasa gerek.
Saygun'un hastenede ziyaretiyle başlayan, "sağlık koşulları el vermeyen herkes eşit şekilde tahliye edilsin" tartışmalarından sonra Öcalan'ın da sağlık sebebiyle serbestisine kim karşı çıkabilir?
"İnsani sebeplerle" Saygun'a uzanan elin müzakerelerin yapıldığı İmralı'ya da uzanmasına kim ne diyebilir ki?
Amaç çok ulvi!, çok insani! olabilir gerçekten!
Yapılan bunca hukuksuzluklar, "sehvenler", sahte belgeler? Olsundu yüzyılın davasıydı, kurunun yanında yaş da yanabilirdi. Amaç önemliydi,amaç ulvi idi!
Amaç öylesine ulviydi ki! Balyoz davasından tutuklanan, doktor raporları hiçe sayılan Ergun Saygun, diğer pek çok ağır hasta tutuklu gibi hastaneye sevk edilmemişti.Sonunda acilen hastaneye kaldırılarak ameliyat edilmek zorunda kalındı.
Ameliyat ertesi Saygun'u ziyaretinde elini tutarak geçmiş olsun diyen Başbakan, bu ziyaretin sebebinin tamamen "insani" olduğunu söyledi.Pek çok kişi şaşırdı buna ama "insani" sebepleydi. Amaç yine ulviydi!
İnsani sebebin ulviliğinden şüphe yok da, On yıllık süreçte Babakan'ın "insani duyguları" bile bir sebebi olmadan göstermediğini bir ülkücünün idam öncesi yazdığı mektubu okurken ağlamasıyla öğrendik.Mektubun okunması referandum öncesiydi!
Saygun'un insani sebeplerle ziyaretinin hemen ardından malum basın medya bunun üzerinde durmakta gecikmedi. Yine yazarlar, hukukçular, davalarda canı yananlar tartıştılar.
Başbakan doğru yapmıştı...insani gerekçelerle yapılan ziyaret mesaj da içeriyordu... Kim olursa olsun sağlık koşulları hapiste durmasına el vermeyen herkes tahliye edilmeliydi...Eşit olmalıydı herkes...
Tartışmalar bu davalarda en çok canı yanmış kesimin yakınları üzerinden yürütülüyor, "kim olursa olsun bu eşitçe uygulanmalı" sözleri onlara ettiriliyor.
Başkanlık ve Anayasa dışında, Öcalan'ın daha önceden sürekli önünün açılmasını istemesi,son olarak Karayılan'ın "Apo’yu özgürleştirmeyi esas almayan hiçbir proje başarılı olamaz" sözleri birlikte değerlendirildiğinde masada Öcalan'ın aşamalı olarak serbestisinin de konuşuluyor olduğu anlaşılıyor.
Gerçekten Öcalan'ın aşamalı olarak serbestisi düşünülüyorsa, bunun için sağlık sebepleri dolayısıyla cezaevinde kalamayacağı raporunun verilmesi bu şartlarda zor olmasa gerek.
Saygun'un hastenede ziyaretiyle başlayan, "sağlık koşulları el vermeyen herkes eşit şekilde tahliye edilsin" tartışmalarından sonra Öcalan'ın da sağlık sebebiyle serbestisine kim karşı çıkabilir?
"İnsani sebeplerle" Saygun'a uzanan elin müzakerelerin yapıldığı İmralı'ya da uzanmasına kim ne diyebilir ki?
Amaç çok ulvi!, çok insani! olabilir gerçekten!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder