13 Şubat 2013 Çarşamba

??Öcalan'a özgürlük karşılığı Başkanlık mı?

"PKK ile görüştüğümüzü söyleme şerefsizliğini yapanlar bunun hesabını her yerde verecektir" sözlerinin gölgesinde meğer bilmem kaçıncı kez İmralı ile görüşüldüğü ortaya çıkmış Türkiye'nin hazmetme kapasitesi! bir tık daha genişletildikten sonra "İmralı'ya da Oslo'ya da ben gönderdim" oluvermişti iş.

"Kan dursun,barış olsun" şeklindeki hazmetme kapasitesi genişletme çalışmasından sonra Başbakan, İmralı görüşmelerinin açık müzakerelere dönüştüğünü ilân etti.

Analar ağlamasın, kan dursun,kardeşlik, adına yapıldığı söylenen her şey hazmedildi hazmedilmesine ama, bir taraftan da gerçekten ne görüşülüyor, hangi pazarlıklar yapılıyoru merak etmekten alı koyamıyor insan kendini.

6 Şubat' ta Guardian gazesinde yayınlanan bir makale tam da bu konuyu ele aldı. Makalede, Erdoğan'da Balyoz davasından yargılanan subayların hüküm giymesiyle PKK ile doğrudan görüşme konusunda fikir değişikliği olduğu yazıldı. Oslo görüşmelerinde ise aracı koordinatör bir ülke vardı bildiğiniz gibi.

Guardinan'ın yorumunda müzakerelerle ilgili, “Erdoğan’ı daha parlak ama bir o kadar da tartışma yaratacak bir ödül bekliyor olabilir.Tam yetkili başkanlık.BDP destek verirse konuyu referanduma götürebilir. PKK lideri açısından da sürecin sonunda özgürlük bile gelebilir. Ondan önceki süreçte ise Öcalan ev hapsine çıkarılabilir.” dendi.

Anayasa çalışmaları konusunda Başbakanın,"BDP ile anayasal değişiklik yapmaya sayımız yetmiyor. Ama 330'u yakalamak adına anlaşabilirsek müşterek adım atabiliriz" dediğini bir kez daha hatırlatalım.

Makalede,"PKK ateşkesine daha epey bir mesafe var. Türkiye’deki 2 bin militanın, Irak dağlarından inerek 6-7 bin savaşçının silahlarının Erbil’de Barzani’ye teslim edilmesiyle karşılaştırıldığında, IRA’ya silah bıraktırma süreci parkta yürüyüş gibi görünüyor" denerek karşılaştırma yapılıyor ve görüşmelerin IRA' sürecinden daha zor olacağı göz ardı edilmiyor.

Gerçekten silahların Barzani'ye teslim edilmesi de konuşulan konular arasındaysa bu, Barzani'nin arabulucu olduğunu,olası ateşkesin garantörü olacağını açıklıyor. Barzani ile neden "gurur" duyulduğu gerçeğini de!

Direk müzakerelerin konusu, hazmetme kapasitesine dikkat ederek başkanlık karşılığı yeni anayasa ve Öcalan'ın serbestisi mi? "Şeffaf devlet" olma gereği tüm bunların açıklanması gerekmektedir.İmralı ile ne görüşülüyor? Ne karşılığı ne alınıyor ne veriliyor?

Sürekli Millet iradesi, Millet hizmetkârıyız, Millet ne derse o olur diyenler, bilmeleri gerekir ki; her fırsatta vurguladıkları o Milletin, görüşmelerde ne konuşulduğunu, hangi pazarlıkların yapıldığını bilmeye de hakkı vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder