13 Şubat 2013 Çarşamba

TV talimatından sonra İmralı'ya telekonferans talimatı verilir mi?

29 Ocak'ta PKK’nın Avrupa Sorumlusu Zübeyir Aydar Taraf'a konuşmuş ve Öcalan ile “doğrudan temas kurma” ihtiyacı içinde olduklarını açıklamış,“Gerillayı ancak Başkan Apo ikna edebilir. Bunun için örgütten bir heyetin Öcalan ile yüz yüze görüşmesi lazım.” demişti.

Öcalan'ınsa uzun süredir tutuklu bulunduğu İmralı'dan, "önümü açın, herkesle görüşmemi sağlayın, yoksa iç savaş önlemez" şeklinde zaman zaman talep niteliğinde zaman zaman da tehtid içerikli mesajlar verdiği biliniyor.

8 Şubat tarihli Avrupa Parlementosu oturumunda İmralı sürecini değerlendiren BDP lideri Demirtaş da, aynı talebi dile getirmişti.“Öcalan’ın kendi örgütü ve çevresi ile istişare edebilme koşul ve olanaklarının sağlanması” gerektiğini söyleyen Demirtaş, bunun nasıl gerçekleşeceğine dair bir soruya “teknoloji çağındayız, bulunur bir yolu” yanıtıyla çözümünü sunmuştu.

Adalet Bakanlığı yetkilileri konuyla ilgili,“Bu konuda alınmış karar yok. Öcalan’ın telefonla görüşme hakkı ise yalnızca ailesi için tanınan bir hak. Telekonferans ve telefon ile direkt Avrupa ve Kandil ile görüşmesi mevcut kanunlara göre mümkün değil" dese de, istendiğinde kanunların izin vermediği adımların da atıldığını daha önce çok gördük!

Karayılan 12 Şubat'ta Fırat Haber'e verdiği röportajda,"her şeyden önce bizi bir millet olarak kabul edeceksiniz. Bu birinci husus, ikinci husus ise, içinde önder Apo’yu özgürleştirmeyi esas almayan hiçbir proje başarılı olamaz" diyerek sorunun çözümü konusunda en önemli adımlardan birinin Öcalan'ın serbest bırakılması olacağını belirtiyor.

Demirtaş gibi Karayılan'da İmralı ile görüşebilmenin çözümünü, "bizim Avrupa’da, bilmem Hewler’de (Erbil) görüşme yapmamıza hiç gerek yoktur. Belki süreç ilerlerse bazı pratik, tekniki şeyler için bazı görüşmeler yapmak gerekebilir" diyor, teknik bazı olanaklardan faydalanılabileceğini işaret ediyor.

Hem Demirtaş'ın hem Karayılan'ın işaret ettiği, Adalet Bakanlığının "mevcut kanunlara göre mümkün değil"diyerek şimdilik(!) kabul etmediği teknik olanakdan kasıt; telekonferans yöntemiyle Öcalan'ın istediğiyle görüştürülmesi konuşulan konular arasında olduğu kesin gibi görünüyor.

Avrupa'da (Oslo) görüşmelerin olduğunu ses kasetinin sızdırılması vasıtasıyla öğrenmiştik."Avrupa'da, Hewler'de görüşme yapmamıza gerek yok" derken Karayılan, Erbil'de de görüşme yapıldığını kabul etmiş olmuyor mu?

Bunları da, "Oslo'ya da İmralı'ya da ben gönderdim, telimat verdim İmralı'ya televizyon gidecek" te olduğu gibi öğreneceğiz anlaşılan. Öncelikle hazmetme kapasitemizin bir tık daha genişletilmesi gerekmekte!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder