4 Haziran 2013 Salı

Milletin gazı alınamamış!

Kimse orda burda sorumlu aramaya, gösterilerin arkasında şunlar, bunlar vardı diyerek tepkiyi, nedenlerini anlamazdan gelmeye ve polisin yaptığı muameleyi haklı göstermeye çalışmasın. Hangi demokratik ülkede böyle bir durum yaşansa sorumlusu iktidardır.

Böylesi bir protesto eylemine yönelik başka demokratik ülkelerin liderlerinden "ne yaparsanız yapın, biz kararımızı verdik, yaparız" sözlerini duyamazsınız. Demokrasi, istenilen durak geldiğinde inilecek bir tramvay olarak görülmüyorsa.

Bu ülkede PKK bile gösteri yapabilir, müdahele edilmezken Gezi Park'ta şiir, kitap okuyan, şarkı söyleyen gençlerin çadırlarını içindeki kitap, bilgisayar gibi malzemeleriyle birlikte sabahın beşinde kimler yakıp olayların büyümesine sebep olmuştur?

Her ne kadar ılımlı! bir mesaj alabilmek için "eğilip bükülerek uğraşmasına "rağmen Fatih Altaylı, programında bunu başaramamış, Başbakan kendi hayat tarzıyla ilgili buna saygı duyulması gerekir derken, başkalarının hayat tarzıyla ilgili alkol, metrodaki anons gibi sorulara ise sağlık, ahlâk kuralları Anayasa gibi gerekçelerle düzenleme yapıldığını anlatırken her içki içenin alkolik olduğunu söylüyor bir de.

Yani benim hayat tarzıma karışamazsın, saygı duymalısın ama ben senin hayat tarzınla ilgili çeşitli gerekçelerle düzenleme yaparım demeye getiriyor. İşte sorun da bu zaten. Yüzde elli benim, ne istersem yaparım, seninle ilgili de her türlü kararı ben bilirim, ben veririm anlayışı...

Başbakan ve AKP, çoğunluk benim ne istersem yaparım anlayışıyla hareket ederken insanları aşağılıyor, hakeret ediyor,  üstelik. "2 ayyaşa", alkolik olmanın tanımını yapana kadar, "kelle" den başlayarak günümüze gelen "ananı da al git, senin oğlun da çalışıvermesin, güzel öldüler ama, şerefsiz, 800TL iyi para geçinirsin" gibi daha pek çok  küçümseyici, aşağılayıcı ifadelerin, her demokratik tepki koyanın iktidarı yıkma amaçlı terör olarak görülmesinin  unutulduğu sanılıyordu.

Meğer unutulmamış, bilinçaltında bir yerlerde birikmiş, biriktirilmiş. Bu biriktirilmişlik Gezi Parkıyla bir sosyal patlamaya dönüştü. Mavi Marmara'dan sonra Hüseyin Çelik diyordu ya "Milletin gazını alıyoruz" diye. Yeterince alınamamış, alındığı sanılmış.

Mizacının ve üslubunun yanı sıra  Başbakan' a hatalı da olabileceğini söylemeyen "Yüz yılda bir gelecek lider, Başbakan'ı yedirtmeyiz" zihniyetinde baş danışmanlar olduğu sürece durumun düzeleceğini sanmak hayalden öte olmayacaktır.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder