29 Ocak 2015 Perşembe

MG-AKP'nin tarım politikası: Ananı da al git!

AKP, 2007' den bu yana tarıma yüzde yarım destek bütçesi ayırmış. Oysa Tarım Kanunun 21. Maddesi, tarım desteklemesinin GSMH' nın %1' nden daha az olamaz diyor. Tarım üreticisine verilmeyen miktar 43.8 milyar TL. Kendi üreticimize verilmeyenin 4.5 katı yabancı ülkelere akıtmışız. 12 yılda tarımla uğraşan üretici sayısı, üretim alanları ve üretim miktarı bilinçli! izlenen bir politikayla düşürüldü. Nüfusumuz artarken! AKP döneminde toplam tarım alanı 22 milyon dönüm azaldı. Boş bırakılan tarım alanı büyüklüğü Yalova, Kilis, Bartın, Düzce, Osmaniye, Zonguldak, Iğdır, Kocaeli illerinin toplam alanını geçti. 12 yıl önce işlenirken şimdi boş bırakılan alan 2 Trakya Bölgesi büyüklüğünde! Türkiye baklagillerde dünya lideriyken şimdi Hindistan’dan sonra en büyük 2. ithalatçı ülke durumunda. Nohut, mercimek, bezelye, buğday, pamuk ithal ediyoruz. Sadece Mısır ithalatı için 2.6 milyar dolar dışarıya akıtıldı. Yabancı devletler ve ithalatı yapan şirketler! dışında Türk çifçisi bitirilme noktasına getirildi. Samanı bile ithal ediyoruz! Son 4 yılda 3.5 milyon baş canlı hayvan ithal edildi. Canlı hayvan ve et ithalatına 3.5 milyar dolar gitti. Tarım Bakanı Mehdi Eker’e Fransız hükümeti tarafından 2012 yılında verilen ''Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı'' iyi anlaşılmalıdır. Bu ödül 129 yıldır ilk defa bir Türk Bakana verildi. 2010-2012 yılları arasında Fran­sa­’dan 250 mil­yon dolarlık can­lı hay­van ve et it­ha­la­tı yap­mış olmamızın katkısı büyük. Kendi çifçisi ve üreticisine Fransız kalan AKP, tarım ve üreticiliği bitiren adımları atarken isyan eden çaresiz Türk çifçisine “Ananı da alıp git!” tavsiyesini veriyor. Tarım üretimi, yani gıda üretimi dünyada stratejik bir önem kazanmışken AKP, Türk tarım ve üreticiliğini aynı oran ve hızda bitirerek dışa bağımlı hale getirmiştir. Bunu, AKP'nin kendi raporları da söylüyor. Tarım Bakanlığı’nın 2013-2017 Strateji Belgesi'nde, "Tarım alanlarının tarım dışı kullanımına yönelik talepler, tarım girdilerinde dışa bağımlılık ve maliyetlerin yüksekliği" gıda arzında tehdit yaratıyor diyor. Tüm bu bilgilerden sonra eski ABD Dışişleri Bakanı Henri Kissenger'in 1974’te söylediği sözü hatırlamakta fayda var. "Petrolü kontrol edersen ulusları, gıdayı kontrol edersen insanları kontrol edersin. Gıda bir silahtır ve bizim müzakere araçlarımızdan biridir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder