17 Eylül 2015 Perşembe

Adnan Menderes'in muhalifliği

1) Menderes’in içinde bulunduğu partiye (CHP) yıllarca hiç bir karşı çıkışı(1931-1945), muhalefeti yoktur. 1932 yılında Aydın’da Halkevi açılışında, “Halkevleri cemiyeti, milleti yükseltmek için insanların toplandığı çatı. Dini, siyasi Sultanın tahakkümünü yıkan inkilabımız, halkevleri ile medeniyet ve yükselme yolundaki zaferini tamamlayacaktır" demiştir.1932 de uygulanmaya başlayan ezanın Türkçe’leştirilmesinden de DP iktidarı dönemine kadar rahatsız olduğunu gösteren muhalif bir söylemi yoktur.( Oysa Türkçe ezana karşı çıktığı söylenir hep)
2) ÇTKT’ na (Çifçiyi Topraklandırma Kanun Tasarısı) göre, topraksız köylüye toprak veriliyor, köylü marabalıktan, bağımlılıktan, kölelikten kurtuluyor. Bu, reform gerçekleştirildikten sonra üretim araçları eksik olanlara, kuruluşu, onarım, ıslah sermayesi, canlı cansız demirbaş verilerek yurt topraklarının sürekli işlenmesi sağlanması düşünülüyor.
3) Toprak ağası Menderes ÇTKT’nin görüşüldüğü komisyondadır ve tahmin edeceğiniz gibi şerh koyduruyor. Bu, Menderes’in yıllarca gayet uyumlu olduğu partisine karşı ilk muhafeti oluyor.
4) Topraksız köylüye toprak verilmesi, üstelik bunun da kurulacak yaşlılar heyeti eliyle yapılacak olması toprak ağası Menderes’in ÇTKT’ya koyduğu şerh ve komisyondan istifasını da getirdi.Menderes’in ilk eylemsel muhalefeti.
5) Bundan sonra mecliste iki farklı grup oluşuyor. Aydın ve memurlar toprak reformunu savunurken Menderes gibi toprak ağaları karşıy.
7) Toprak reformunu destekleyeneler, araziyi asıl işleyen köylü ile büyük arazi sahiplerinin(ağaların) bağımlılık ilişkilerinin değişeceğini savunuyorlar. Hem köylü toprağına bağlanacak, büyük şehirlere yoğun nüfus akış göçü engellenmiş olacak.(Yıllarca terör sorunu yaşadık, çözülmüş değil henüz. Bazı bölgelerde çağdaş yasalar değil feodal yapının koyduğu kanunlar geçerli ve büyük şehirlere yoğun göç hâlâ yoğunlukla devam ediyor)
8)16 Mayıs 1945 meclis konuşmasında Menderes, Avrupa toprak reformunu gerektiren nedenlerin Türkiye’de bulunmadığını, geriliğin zirai alet konusunda desteklenilmemesinden kaynaklandığını söylüyor ( köylüye toprak verilmesi, bunun da yaşlılar heyetiyle belirlenmesinden hoşlanmadığı anlaşılıyor. Ağalar desteklensin diyor)
9) ÇTKT 11 Haziran 1945’te oy çokluğu ile kanunlaştı. Menderes oylamaya katılmadı.
10) Ertesi günü 12 Haziran’da Menderes gibi toprak ağası olan Bayar, Köprülü, Koraltan kanuna karşı önerge veriyorlar.
11) Ve önerge verenler partiden ihrac ediliyor. Bayar, kendisi istifa ediyor. Yeni parti çalışmaları başlıyor.
12) 25 Mayıs 1947’de kanun, Bakanlar Kurulu Kararıyla yürülüğe giriyor ama çok partili hayat, Sovyet tehditi, DP’nin bunu seçimlerde kullanacağı kaygısıyla seçimden sonraya bırakılılıyor( hemen uygulansaymış keşke!)
Kaynak: Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı Tezi.
Danışman: Doç.Dr. Ahmet Halaçoğlu
1950 DP iktidarında toprak ağası Menderes ve arkadaşları sayesinde ağalık, marabalık daha da sağlamlaşıyor. Köylü daha çok ezilirken mecliste Menderes’in daha önceden söylediği gibi toprak ağalarına zirai alet desteğiyle ağalar kalkınıyor daha da güçleniyor. Feodal yapı-siyaset ilişkisi güçlenerek günümüze geliyor.
Özetle Menderes’de demokrasi aşıklığı falan yok. Yıllarca Türkçe okunan ezana da karşıtlığı yok.(1932-1950... 18 yıl hiç bir muhalefeti olmadığı gibi 5 Haziran 1950'de taassup zihniyetini kırmada Arapça ezanın yasaklanmasının o tarihte zorunlu! olduğunu ancak artık gereksiz hale geldiğini söylüyor. Koltuğunu da Türkçe ezana karşı değil toprak ağalığından gelen gücünü korumak için bırakıyor.
Bugün AKP DP’nin devamı olmakla gurur duyuyor.
Toprak ağası Menderes, topraksız köylüye toprak verilmesini engelledi. BOP ağası Erdoğan, tarımı toptan gereksiz görerek tamamen dışa bağımlı hale getirdi.

15 Eylül 2015 Salı

Tahkim edilmiş ateşkes

Mustafa Karasu,"tahkim edilmiş ateşkes, arabulucular gözetiminde müzakere ve demokratik çözüme hazır olduklarını" söyledi. Kimileri bunu PKK'dan ateşkes talebi olarak yansıtmış.
Öyle değil.

Tahkim edilmiş ateşkes: Öncelikle resmi olarak"iki tarafın" varlığının kabul edilerek resmi bir ateşkesin olması demek.
...
Arabulucular gözetiminde müzakere: Oslo-İmralı' da kapalı yapılan müzakerenin resmen tanınarak açık hale gelmesi, elbette Öcalan'ın da resmen tanınmış olan "iki taraftan" bir tarafın lideri olarak resmen ve açık olarak müzakerelerde yer alması.

Böyle bir durumda Öcalan'ın durumunun tartışma knusu yapılması şüphesizdir, ki zaten bir süredir yapılmaya başlandı. PKK'nın talebi ateşkes değil müzakerelerde bir sonraki aşamaya geçilmesidir. Açık ve resmen tanınarak, ilân edilerek