31 Ocak 2013 Perşembe

ODATV-31.01.2013 İsrailin Şam saldırısının kodları bu açıklamada

İsrail Askeri İstihbarat Servisi Başkanı Amos Yadlin 2010 yılında İsrail’in bir sonraki savaşının kendileri açısından kader tayin edici nitelikte olacağını söyleyerek, “Çünkü bu kez İran, Suriye, Hizbullah ve Hamas’la savaşacağımızı kabul etmemiz gerekiyor” diyordu.İsrail’in yeni bir savaşta dört cephede birden savaşmak zorunda olduğunu öne süren Yadlin sözlerine, “ancak hava kuvvetlerimiz tüm bu düşmanları yok edebilecek ve savaşta zafer kazanabilecek güçtedir" eklemesini yapmayı da ihmal etmiyordu.
Diğer taraftan yine İsrail’in Genelkurmay Başkanlığından sonra Netenyahu'nun yardımcılığını da yapan Şaul Mofaz, Ortadoğu’nun yakın bir gelecekte çok kanlı bir savaşa şahit olacağını belirterek “Şu an Gazze’de ve Lübnan’ın güneyinde şahit olduğumuz sükunet gerçekçi olmayan bir sükunet ve istikrardır. Gelecekteki savaş, öncekilerden çok daha kanlı ve acılı olacaktır” açıklamasıyla sanki kısa süre sonra olacakları haber veriyordu.
Yine 2012'de Washington Institue'de verdiği konferansta Mofaz, Mısır'a "bahar" geldikten sonra yapılacak seçimden sonrası için şöyle konuşuyordu; "Her ne kadar İsrail ile Mısır arasındaki barış anlaşmasını korumak en önemli hedef olsa da tek hedef bu değildir. Son yıllarda Sina yarımadası insansız bir bölge haline gelmiştir, ve ümit ederiz ki seçilecek olan Mısır iktidarı Sina Yarımadasını kontrol eden güç olabilsin ve bu bölgeden İsrail'e karşı gelen ve gelebilecek olan her türlü terör etkinliğini durdurabilsin"
Seçimleri Mursi kazanıyor ve sekiz günlük Gazze savaşından sonra İran silahlarının Gazze'ye girişinin engellenmesi için Sina'ya Amerikan Operasyonel Birliklerinin konuşlanmasını Kahire'deki gizli toplantıda kabul ediyordu.
Derin haber sitesi Debka 28 Kasım'da CIA'nın yakın temasında gerçekleşen bu toplantıda en az üç istihbarat servisinin (MOSSAD yöneticisi Tamir Pardo, MİT Başkanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı Şeyh Casim el Sani) bulunduğunu, Kahire gurubunun Gazze'den sonra gözlerini Suriye'ye diktiğini iddia etti.
Yukarıdaki bilgiler eksik midir, abartılı mıdır bilinmez ancak bir gerçek olduğu kesin. O da MiT Başkanı Hakan Fidan'ın, Davutoğlu'nun Gazze'de ağladığı sıralarda MOSSAD Başkanıyla görüştüğünün ortaya çıkmasıyla Başbakan'ın, MOSSAD'la MİT ilişkisinin hiç bir zaman kesilmediğini söylemesidir.
Bu süreçte İsrail seçimleri, NATO faaliyetlerine katılımının onaylanması, patriotların kurulumu, müthiş bir zamanlama ve tesadüf olsa gerek.
Bu kadar da tesadüf olmaz dedirtecek bir başka durum ise; patriotlar aktif hale getirilir getirilmez İsrail vakit geçirmeden Suriye ve Lübnan'ı vururken Başbakan'ın Kahire'deki gurubun(!) içinde olduğu iddia edilen ülkelerden biri olan Katar'da olması değil midir?

30 Ocak 2013 Çarşamba

ODATV-30.01.2013-Gözümün önünde ıslak imzamı kopyaladılar

İleride birgün benim de karşıma "ıslak imzamın" olabileceği bir belge-delil çıkarılma olasılığı nedir diye düşünmeden edemedim kendi kendime. Bunu bana düşündüren olay pasaportumun süresi bittiğinden dolayı değiştirmek için gittiğim Salburg Konsolosluğu'nda gördüklerim.
Konu açılmışken Konsolosluk binasından kısaca bahsetmek isterim. Dar bir sokakta sıkışmış, Camları sık örülü demir parmaklıklarla çevrili çok eski bir bina. Galatasaray Üniversitesi ve diğer tarihi binalarda olduğu gibi bir yangın çıksa nereden kaçılabilir bilmiyorum. Avusturya itfaiyesinin çok kısa sürede(5 dakika) tam teçhizatla geleceğini bilerek içim rahatlıyor. İçi çok bakımsız ve pis. İki haftada bir temizleniyor mudur emin olamadım. İsminizle çağırdıklarında hiç bir şey anlaşılamayacak kadar kötü bir ses düzeni. Mikrofon sistemini yenilemek ya çok maliyetli! ya da millet hizmetinde olan anlayış bu kadar olmalı.
Gelelim asıl konumuza.
İMZA DA KOPYALANDI
Gerekli belgelerle Pasaport değişikliği için müracaat formu dolduruluyor, hepsi bilgisayar ortamında Ankara'ya gönderilecek, başvuru sayısı kadar hazırlanmış pasaport gelecekmiş Ankara'dan. Gönderilecek bilgi, müracaat formlarının en az üç yerine kalemle imzamı attım. Tüm işlemlerin bilgisayara yüklenerek Ankara'ya gönderilişini görebilecek rahatlıkta oturuyorum. Diğer bilgi, belge formlarıyla, imzamın da bilgisayar ortamına taranarak taşındığını görünce...
İşte! birileri istediği şeyi yazıp altına da benim imzamı basit bir işlemle rahatlıkla kopyalayabilir dedim, bilgisayar teknolojisinden hiç anlamayan ben. Hatta görevliye, "İstenilirse imzam bu şekilde her yere kopyalanabilir" diyerek esprili bir şekilde imada bulundum. Görevli,"evet, mümkündür" dedi."Anlatabildim mi ne demek istediğimi?" diyerek sözlerimin aynı şeyleri çağrıştırıp çağrıştırmadığından emin olmak için ısrar ettim. Tebessüm ederek, "ıslak imza" dedi.
Artık bende "ıslak imza" sahibi olmuştum mecburen. Hem de çok kısa sürede...
Bir çok delilin sonradan üretildiği ortaya çıktığı, delillerin hemen tümünün bilgisayar ortamından elde edildiği davalar için istenirse sahte delillerin ve "ıslak imzanın" çok kolay ve nasıl üretilebileceğini gözlerimle de görmüş oldum!
Anlatabildim mi ne demek istediğimi?!