17 Mayıs 2013 Cuma

ODATV-18.5.13-Obamanın eli değdi Erdoğan değişti

Heyecan ve özlemle! beklenen Obama ile Erdoğan görüşmesi nihayet gerçekleşti. Bu ziyaret öylesine beklenmiş olmalı ki, Bakan Egemen Bağış'a twitter'da "beraber yürüdük biz bu yollarda" sözlerini bile yazdırdı.
Obama, Suriye konusunda Rusya'nın önerdiği Cenevre görüşmelerine devam edilmesine işaret ederken(başından beri CHP bölge ülkeleriyle konuşulsun dediği için diktatör yanlısı, Esad'ın avukatlığını yapıyor suçlamalarına maruz kalmıştı), "İran'ın nükleer silah elde etmemesi konusunda aynı fikirde" olunduğunu söylemesiyle İran'la ilişkilerimizin de Suriye ile olduğu gibi değişerek örtüştüğünü anladık.
Oysa Başbakan 2009'da, "Ortadoğu’da nükleer silahı olan ülke var, örneğin İsrail. Fosfor bombaları kullandı. Niçin bunlar konuşulmuyor? Yatıyoruz kalkıyoruz İran, daha adil olmamız lâzım" diyerek İran'ın nükleer çalışmalarını savunuyordu.
İki yıl önce ise Brezilya ile birlikte İran için arabuluculuk yaparken, "İran'da bir nükleer silahın olmamasını isteyenlere baktığımızda hepsinde silah var. Hadi bu konuda konuşanlar, kendi ülkelerinden nükleer silahları kaldırsınlar ve insanlığın barışı için müjdeyi versinler" demişti.
İSRAİL'LE AYNI NOKTADA
Daha önce İsrail'in de, İran'da nükleer silah istemeyenlerin de nükleer silahı var diyerek İran'ın nükleer çalışmalarını destekleyen Başbakan' ın, sadece ABD değil, İran'ın nükleer çalışmalarını derhal durdurması gerektiğini savunan İsrail'le de aynı noktaya gelmiş olmasında Netenyahu' nun resmi olmayan özürü, Obama'nın İsrail'le ilişkilerin düzeltilmesi isteğinin etkisi olduğu açık.
Ayrıca Gazze'ye gideceğini bildiğimiz Başbakan'ın İsrail işgali altındaki Batı Şeria'ya da gideceğini ilk defa duyduk açıklamasından. İsrail'in sürekli yeni yerleşim yerleri kurması çalışmalarına Davutoğlu' nun "İsrail eski politikalarını sürdürerek işgalini pekiştirmek istiyor. Yerleşim projelerine rağmen Batı Şeria ve Gazze 1967 sınırları içinde sadece ve sadece Filistin'lilere aittir" diye tepki gösterdiği Batı Şeria'ya gitmenin İsrail' in işgalini "pekiştirmesini" meşrulaştırmak anlamına gelmesi dışında Filistin' e bir yararı olmayacaktır ne yazık.
HIZLI DEĞİŞİM
Hep aynı şey oluyor. Önce NATO'nun Libya'da ne işi var diyoruz sonra destekliyoruz. Patriotlar için "haberim yok, talebimiz yok" diyoruz, bir de bakıyoruz konuşlandırılmışlar bile. Esad' a "kardeşim" diyoruz, düşman oluyoruz birden. İran'ın nükleer çalışma yapmaya hakkı var diyoruz, meğer öyle düşünmüyor muşuz. Sadece Gazze'ye gidecektik önce, Batı Şeria'ya gitmek de gerektiğine karar veriyoruz sonra.
Bu hızlı değişim, dönüşümlerden sonra İsrail'le yaşanan gerginliklerin kontrollü bir kriz olup olmadığı, Filistin politikasında da aynı yerde durup durulmadığını sorgulamamak mümkün mü?

14 Mayıs 2013 Salı

ODATV-14.5.2013-Reyhanlı ile Balyoz davasının ne ilgisi var?

Reyhanlı' daki bombalama eylemi Türkiye'yi sarsarken sorumlularını en hızlı bulduğumuz! olay da bu oldu sanırım. Sorumlularının, bağlantılarının bulunması hızındaki başarımız! önleyici istihbarat konusundaki başarısızlığımızı perdelemiş görünüyor. Üzerine bir de yayın yasağı konuldu mu, olay çözülmüş oluyor haliyle.
Obama, Suriye'ye müdahele için kırmızı çizgilerinin "kimyasal silah kullanılması ve savaşın komşulara sıçraması" olarak deklare etmişti önceden.
Suriye politikamızda gelinen noktada sınırda meydana gelen ilk terör eylemi olmaması sebebiyle böylesi bir eylem beklenmeliydi. Özellikle geçtiğimiz ay İsrail'in Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı yolundaki iddialarıyla birlikte, "ABD' nin kırmızı çizgilerinin geçildiği" söylemleri daha sık duyulmaya, müdahele için ABD'nin liderlik etmesi gerektiği yorumları artmaya başladığından beri.
AYNI SAVUNMAYI YAPACAK
CIA uzmanı Henri Barkey, Suriye konusunda ABD'nin üzerindeki baskının sadece içerden değil bölge ülkelerinden de geldiğini söyleyerek yakın zamanda Beyaz Sarayı ziyaret eden ürdün Kralı Abdullah'ın, Suriye konusunda liderlik yapması için ABD'ye ricacı olduğunu söylüyor. Erdoğan'ın ziyaretinde de aynı tür bir savunma yapmasını muhtemel görüyor.
Her ne kadar sonradan değiştirilse de Başbakan, ABD ziyareti öncesi NBC'ye verdiği röportajda "ABD'nin önderliğinde başlatılacak bir kara harekatını ve uçuşa yasak bölge ilân edilmesini destekleyeceklerini" söyleyerek Obama ile gündemin ne olacağını açıklamış oldu. Kimyasal silah kullanıldığı iddialarının yanında şimdi birde Esad rejiminin komşularını tehdit eder hale geldiğini anlatacağı Reyhanlı dosyası oldu.
BALYOZ PLANI
Herkes Reyhanlı'yı kimin yapmış olabileceğine ilşkin, bizi Suriye'ye çekmeye çalışan güçlerin, Suriye' yi Türkiye'ye taşımak isteyenlerin işi gibi çeşitli fikirler öne sürerken kimsenin aklına "Balyoz Planı" gelmiyor. Suriye ile Balyozun ne ilgisi var diyeceksiniz.
Ne diyordu özetle iddianame? Uçağımızın düşürülmesi, terör eylemleri vasıtasıyla komşumuzla savaş çıkarmak!
Sahi, "Balyozcuları" içeri atmamış mıydık biz?!